29 Ekim 2018 Pazartesi

Hedef Bir Milyon Çinli Turist-Yılmaz Parlar


HEDEF BİR MİLYON ÇİNLİ TURİST

2019 Çin’de Türk yılı ilan edilmesiyle birlikde tüm gözler Çin’den gelebilecek öngürülü hedef turist sayısı bir milyona çevrildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Ortadoğu Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği (OTSAD), Peter Pan Travel iş birliğiyle, Çin'den Türkiye'ye 1 milyon turist getirilmesi projesi kapsamında 26 Ekim 2018 Cuma günü Sait Halim Paşa yalısında  basın toplantısı düzenlendi.


Basın Toplantısına, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Çoşkun Yılmaz, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Zeki Güvercin, OTSAD Yönetim KuruluBaşkanı Hüseyin Kırk, Çin Tüekiye iş adamları derneği başkanı,  Çinli turizm sektörü temsilcisleri katıldılar.


İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Çoşkun Yılmaz, “Türkiye ve Çin arasındaki başta ticaret ve teknoloji olmak üzere birçok alanda ilişkiler hızla ilerlemektedir.
Artan ilişkilerin turistik seyahatlerle desteklenmesi her iki devletin ve toplumun karşılıklı kazanımı olacaktır. Türkiye'nin sahip olduğu turistik değerler açısından dünyadaki birçok ülkenin önünde yer almaktadır. Türkiye ve Çin, dünyanın en eski medeniyetleri arasındadır. Son yıllarda Türkiye ve Çin arasındaki başta ticaret ve teknoloji olmak üzere birçok alandaki ilişkiler hızla ilerliyor. Artan ilişkilerin turistik seyahatlerle desteklenmesi, her iki devletin ve toplumun karşılıklı kazanımı olacaktır. İstanbul, kongre turizmi, mutfak kültürü, mimari eserler gibi birçok alana ilişkin farklı medeniyetlere ait değerleri sunar." Dedi.


Çin Temsilcisi “Çinlilerin beslenme alışkanlıkları farklı. Çin yemeklerinin yapıldığı restoran sayısı artmalıdır. İstanbul sonrası bir çok destinasyonlara daha uğrıyacağız. Ayrıca Hava yolu direk uşuşlar olmalı”şeklinde ön planda olması gerekenleri sıraladı.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Zeki Güvercin “Çin Türkiye için çok önemli bir yere sahip.  İki ülke değişen dünya dengelerinde önemli iş birlikleri yaptı.  Bu yıl Türkiye'de turizmde ve yatak doluluk oranında artış yaşandı. Bu yıl turist sayımız ciddi rakamlara ulaştı. Hedefimiz 50-60 milyon turist. Çin de bizim açımızdan çok önemli bir ülke. Çinlilerin hem gezmek hem ticaret yapmak için Türkiye'ye gelmesini önemsiyoruz. Umarım turizm alanında Çinli misafir sayımız hızla artar." Açıklamalarında bulundu.


OTSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kırk “Çin'den nüfusuna oranla Türkiye'ye çok az turist geliyor. Getirdiğimiz ülkeler Katar, Dubai nufuslarına oranla Çin’den çok sayıda turist gelemekde. Çin'den gelen turist sayısını gelecek yıl artıracağına inanıyorum. Türkiye  sağlık ve kongre turizmi alanında son dönemde çok ilerledi. 2019'da 1 milyon Çinli turisti ağırlamayı hedeflemekteyiz. THY başta olmak üzere diğer havayollarının Çin'e sefer sayılarını artırmalarını talep ettik. 
Hüseyin Kırk kendisine verilen hatıra çin porselen tabağı alırken, şartlı olarak kabul etdi. “1 Milyon Çin Turist getireceğinize söz veriyormusunuz.” şeklinde Çin Seyahat acenta sahibinden söz aldı.
yilmazparlar@yahoo.com

Türkmenistan’ın 27. Bağımsızlık günü-Yılmaz Parlar

2019 “Barış ve Refah Yılı”


Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow, Türkmenistan’ın 27. Bağımsızlık günü kapsamında 26 Ekim 2018 cuma gecesi Hilton Boshorus Hotelde verdiği resepsiyon konuşmasında,  Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov’un BM 73. Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmayı hatırlatarak, Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov’un 2019 yılını ‘Barış ve Refah Yılı’ olarak ilan etmeyi önermiştir. Bu teklifin hayata geçirilmesi dünyada barışın, güvenliğin ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanmasında önemli faktör olacaktır.” dedi



Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow, 27. Bağımsızlık günü kapsamındaki resepsiyondaki konuşmasının büyük bir kısmını Türkiye-Türkmenistan ilişkileri başda olmak üzere Türkmenistan’ın önemli olayları oluşturdu.

Gerçekleşen resepsiyona, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Konsolos temsilcileri, Belediye dış ekonomik ilişkiler temsilcileri, iş sanat dünyası önemli isimleri, Türkiye’de bulunan Türkmenistan vatandaşları, öğrenciler, Akademideki subaylar şeklinde geniş elit bir katılım oldu.


Resepsiyon öncesi, Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow, konsolos yardımcıları ile birlikde konukları karşıladı. İki Ülkenin milli marşların çalınması sonrası. Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow açılış konuşması yaparak, sevinçli günü paylaşmalarından dolayı konuklara teşekkürlerini sundu.


Başkonsolus Myratgeldi Seyitmammedow, “Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov 25 Eylül 2018 tarihinde düzenlenen Türkmenistan Halk Konseyi toplantısında yaptığı tarihi konuşmada ülkemizin bugün geldiği safhayı ve kazanımlarını net bir şekilde ifade etmiştir. Bu bağlamda, Bağımsızlık yıllarında, Türkmenistan'da toplumsal yaşamın tüm alanlarında büyük gelişmeler kaydedildiği belirtilmiştir. Ekonomi alanı çeşitlendirme ilkelerine dayalı olarak gelişiyor. 27 yılda ekonomi alanına yapılan yatırımlar 350 kat artmış olup, bu 2600-den fazla üretim-teknik ve sosyal-kültürel amaçlı tesisleri kurma imkanı sağlamıştır.”dedi


Sonuçta ülkelerinde çok yönlü ekonominin ortaya çıktığını, ekonominin, çeşitli alanlarını, elektrik enerjisi, petrol-gaz, makine sanayisi, metallurji, kimya, inşaat, elektron, tekstil ve gıda sanayi alanları ve diğer sanayi dallarından oluştuğunu ifade ederek,

düzenli makroekonomik politikanın uygulanması ile gayri safi yurtiçi hâsıla hacminin  artığını, bu durum ülkenin uzun vadede gelişimine yönelik stratejik programların uygulanması sonucunda kazanıldığını dile getirdi.


Seyitmammedow, “Ülke nüfusunun sosyal güvenliğini yükseltmek Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov'un devlet politikasının öncelikli yönlerinden biridir. Devlet bütçesinin büyük kısmı eğitim, sağlık, spor ve diğer sosyal alanlar için tahsis ediliyor.

Aynı zamanda Türkmen halkının zengin kültürel mirasının geliştirilmesi konusuna büyük önem veriliyor. Ülkede uygulanan manevi-kültürel kalkınma politikası eğitim, bilim, kültür ve sanat düzeyinin daha da yükseltilmesini hedefliyor.”şeklinde kültürel ve kalkınma politika olduğunu vurguladı.
Sağlık alanında da devlet tarafından büyük çalışmalar yapıldığını söyleyerek, “Aşkabat'ta ve çeşitli illerimizde yapılan modern sağlık merkezleri ve sağlık kuruluşları bunun bir göstergesidir.
Beden eğitimi ve spor alanında uygulanan devlet politikası da pozitif sonuçlar veriyor. Geçen sene Aşkabat'ta Kapalı salon ve savaş sanatı 5. Asya Oyunları, geçen Eylül ayında Amul-Hazar Uluslararası oto rallisi başarıyla düzenlenmiştir. “Türkmenistan – Büyük İpek Yolu’nun Kalbi” olarak ilan edilen 2018 yılında yanı Kasım ayında Uluslararası Halter Şampiyonası yine başkent Aşkabat’ta yapılacaktır. Türkmen sporcuları yarışmalarda büyük başarı göstermiştir.” Başarıyla sonuçlandığını işaretledi.


Bağımsız ve tarafsız Türkmenistan’ın, ekonomi ve sosyal hayatın tüm alanlarında uygulanan büyük yenilikler yolunda güvenle ilerlediğini kaydeden Konsolos Seyitmammedow “Bunun yanında devletimizin modern dünyanın gelişmiş ülkeleri safına yükselmesiyle ilgili konular da başarılıyla çözümleniyor.


Türkmenistan daimi tarafsızlık hukuk statüsüne sahip bir ülkedir. Türkmenistan’ın tarafsızlığı 12 Aralık 1995’te BM Genel Kurulu tarafından onaylanmıştır. Olumlu tarafsızlık politikasının önemini vurgulayan Türkmenistan’ın girişimleri ile BM Genel Kurulu 12 Aralık gününü Uluslararası Tarafsızlık Günü olarak ilan etmiştir.

Bugün Türkmenistan’ın izlediği barış politikası güven duyma, şeffaflık ve güvenlik gibi üç ana ilkeye dayanıyor. Bu politika bölgesel ve küresel sorunların yapıcı bir çözüme kavuşturulmasını hedefliyor.
Türkmenistan Devlet Başkanı Ekselansları Gurbangulı Berdimuhamedov BM 73.Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada 2019 yılını ‘Barış ve Refah Yılı’ olarak ilan etmeyi önermiştir. Bu teklifin hayata geçirilmesi dünyada barışın, güvenliğin ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanmasında önemli faktör olacaktır.”dedi


Türkiye ilişkilerine değinen Türkmenistan İstanbul Başkonsolusu Myratgeldi Seyitmammedow “Türkmenistan dostane ve karşılıklı yarara dayalı devletlerarası ilişkilerin ve işbirliğinin pekiştirilmesine büyük önem veriyor. Bağımsızlık döneminde Türkmen-Türk ilişkileri yüksek boyutlara erişmiştir.

Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimiz son yıllarda yeni seviyeye çıkmıştır. İki ülkenin halklarını birleştiren sağlam dostane ilişkiler ve kökleri yüzyılların derinliklerine dayanan ortak tarihi-kültürel değerlerimiz Türkmen-türk işbirliğinin gelişmesinin önemli koşulunu oluşturmaktadır.”şeklinde ilişkilerimizin sürdürebilirliğini vurguladı.


Vali yardımcısı İsmail Gültekin, iki ülkenin tarihin derinliklerinden gelen köklerimizin ortaklığı, her platforma taşıyabileceğimiz bu unsurun kuvvetli bir bağ olduğunu kültürel, iki ülkeninde sosyal, ekonomik ilişkileri dahada ileriye- yüksek seviyelere çekme niyetinde olduğunu vurguladı.


Resepsiyonda Türkmenistan kültürünü gösteren stand kadar. Özel nefis lezzetli, Türkmen Pilavı çok yoğun ilgi gördü.

Konuklar Türkmenistan kültürünü tanımış oldular.

yilmazparlar@yahoo.com

25 Ekim 2018 Perşembe

Sami Savatlı’nın ‘Katmanlı Rastlantılar Sergisi’ Açıldı

SAMİ SAVATLI’nın ‘KATMANLI RASTLANTILAR SERGİSİ’ AÇILDI

Tasarım ve mimarideki dokunuşlarıyla mekânlara değer katan Sami Savatlı, ilk kişisel sergisi ‘Katmanlı Rastlantılar (Layered Coincidences) ile sanatseverlerle buluştu. 


Sevil Dolmacı Art Consultancy’de 24 Ekim 2018 Çarşamba (dün) akşamı gerçekleşen Katmanlı Rastlantılar Sergisi açılış kokteyline iş, sanat ve cemiyet hayatından çok sayıda davetli katıldı.


Sami Savatlı, geleneksel hat ve kaligrafi sanatlarından edindiği formları, aldığı tasarım eğitimi ve günümüz sanatının diliyle harmanlayarak, video ve enstalasyon tekniğiyle disiplinler arası bir boyuta taşıyor. Yazının estetik değeri üzerine yaptığı uzun soluklu çalışmalar sonucu birleştirici ve yeni bir dil yaratan sanatçı, yazının sanattaki popüler yerini korumasından yola çıkarak geleneksel ve deneyseli birleştirdiği sergisinde, kalıcı olabilecek yeni bir üslup yaratıyor.


Sanatçı, ‘günümüz ve geleneksel’ arasındaki duygusal ve zamansal çok katmanlılığı fiziksel dünyaya çıkaran işlerinde, aşinalık ve yabancılık duygusunu aynı anda yaratırken, aynı zamanda bu dualiteden de besleniyor.


‘Katmanlı Rastlantılar Sergisi’ 13 Kasım 2018 Salı gününe kadar sanatseverleri ağırlamaya devam edecek.


yilmazparlar@yahoo.com

Medyanın Yıldızları Antalya’da Toplanıyor-Yılmaz Parlar

MEDYANIN YILDIZLARI ANTALYA’DA TOPLANIYOR

Bu yıl ilki düzenlenecek olan Doğru Hasar Merkezi Medya Ödülleri gala gecesi Antalya’da, Sherwood Exclusive Hotel’de gerçekleştirilecek.


 Türkiye’nin en büyük hasar danışmanlık firmalarından birisi olan Doğru Hasar Merkezi’nin ana sponsorluğunda 28 Ekim Pazar akşamı gerçekleştirilecek, 1. Medya Ödülleri töreni yıldızlar geçidine sahne olacak. 


Sanat, siyaset ve spor dünyasını bir araya getirecek olan gecede Sinema, Müzik, TV ve Gazete dallarında çeşitli ödüller dağıtılacak.


Geceye Çiğdem Tunç, Ali Erkazan, Nuri Alço, Bahar Öztan, Arif Selçuk gibi sinema dünyasının ünlü isimlerinin yanı sıra, ekonomi yazılarıyla gündeme yön veren Akşam Gazetesi yazarı Prof. Dr. Deniz Gökçe, Sabah Gazetesi spor yazarı Gürcan Bilgiç, A Spor yorumcusu Yetkin Etkin, ses sanatçısı Alex Tataryan, röpotajlarıyla son yıllarda büyük ses getiren Seran Vreskala, magazin gazeteciliğinin duayen ismi Burhan Akdağ, Beyaz TV’nin sevilen magazin programı yapımcı ve sunucusu Mert Doğan gibi isimler katılacak.



Organizasyonu düzenleyen IST Production & PR Ajans’ın Genel Koordinatörü Başar Büyükkol, “Amacımız, Antalya’ya Altın Portakal gibi yıllarca ev sahipliği yapacağı bir organizasyon kazandırmaktı. 


Bunun için de Doğru Hasar Merkezi aracılığı ile ilk adımımızı attık. Aslında burada verilmesi gereken çok önemli sosyal mesajlar da var.  


Vatandaşlarımızın yaşadıkları ya da yaşayabilecekleri ölümlü yada ağır yaralanmalı trafik kazalarından sonra sahibi oldukları pek çok hakları var. Ve ne yazık ki pek çok vatandaşımız da bu haklarından haberdar değil. 


Biz bu organizasyon ile Doğru Hasar Merkezi adına bir farkındalık yaratmak ve vatandaşları da bu organizasyon aracılığı ile bilgilendirmek istiyoruz” dedi.


Doğru Hasar Merkezi Genel Müdürü Tamer Tezcan ise, “Bu organizasyon için çok büyük emek harcadık ve uzun zamandır hazırlık içindeyiz. 


Türkiye’nin dört bir köşesine yayılmış acentelerimiz ile gelecek olan değerli isimleri Antalya’da ağırlamaya hazırlanıyoruz. 


Amacımız bu organizasyonu geleneksel hale getirerek her yıl, medyamızın değerli isimlerini ağırlayabilmek” ifadelerini kullandı.


yilmazparlar@yahoo.com

15 Ekim 2018 Pazartesi

Collection Club Çanakkale ve Bozcada Kültür Gezisi-Gündegül Parlar

Gündegül Parlar Haberi

BARIŞ VE ÖZGÜRLÜKLER KENTİ ÇANAKKALE 


15 yıl önce kurulan Başkanlığını Şerif Antepli’nin yaptığı Collection Club geçtiğimiz birkaç gün önce Çanakkale ve Bozcada Kültür Gezisi gerçekleştirdi.


Çanakkale’nin merkeze bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içerisinde bulunan ve geçmişe ışık tutan, 5 bin yıllık Truva Antik Kenti’nde, şimdi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Truva Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan kazıları yapmaktadır. Kazılar 150 yıldır yapılmakta olup, 5 farklı arkeolog tarafından  yürütülmüştür. 


Truva Antik kenti 1998 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmiş, en çok tanınması ise, 1873 yılında Alman arkeolog Heinrich Schliemann’ın kişisel olarak yaptığı kazılarda kaçırdığı hazine ile olmuştur. 


Homeros’un İlyada Destanı’nda Akhilleus, Hektor ve Helena hikayeleri, özellikle de Truva Atı öyküsü ile Truva’nın ününü daha da artırmıştır. “Truva Atı aslında bir gemiydi” iddiasını ortaya atan, İtalyan deniz arkeologu Francesco Tiboni’e cevaben Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu iddanın Truva Atı hikayesini değiştirmeyeceğini belirtmiştir. İnsanları büyüleyen “Truva Atı Mitolojisi”, olmuş mudur, olmamış mıdır? Truva atı var mıdır, yok mudur? Bu sorular karşısında,1930 yıllarından itibaren araştımacılar, konu üzerine, Asur metinlerine ve betimlemelerine dayanarak bunun ata benzeyen bir savaş aleti olduğu tezi üzerinde durmuşlardır. 


Prof. Dr. Rüstem Aslan,  Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, 2018’i Troya Yılı ilan etmesi sebebiyle, “Troya Yılı” etkinlikleri kapsamında dünyanın birçok ülkesinde seminer, sempozyum ve konferanslar düzenlendiğini, bu yıl açılacak olan Troya Müzesi’ni Kanada’ya anlatıp tanıtmak için Bakanlığın organizasyonu ile üç ayrı şehirde konferanslar düzenlendiğini,Troya Milli Parkı ve çevresinin, bir cazibe merkezi haline getirilmesi için pek çok çalışmanın gerçekleştirildiği bilgisini vermiştir. Şu anda kazılar devam etmekte olup, 11. katmana ulaşılmıştır. Bütün katmanların görülebileceği şekide son derece muntazam çevre düzenlemesi yapılmıştır  



Bu gizemli, bir o kadar da muhteşem olan kazı alanını, konusunda uzman ve   fevkalade bilgi birikimi ile bizlere, Muzaffer Tanrıkulu rehberimiz tanıttı. Buradan ikinci durağımız olan Bozcaada’ya geçildi. 

Bozcaada’da bu yıl, “Troya 2018 Yılı Bozcaada Bağbozumu Etkinlikler Projesi” ile  5000 yıllık geçmişe sahip olan bağcılık potansiyelini açığa çıkarma ve geliştirme kapsamında bir çok etkinlikler hedeflenmiştir. Tabiat güzelliklerine sahip, sakin ve huzurlu olan bu Ada’da, çok gururlanacağımız bir olay da, bir müzenin kurulmuş olması. Collection Club üyesi M. Hakan Gürüney, uzun yıllar özveri ile çalışarak çok çok önemli objelerle Bozcaada Müzesi’ni Ada’ya kazandırmştır. Türk, Rum, Roman mahalleleri, kilisesi, şarapları ve bağları ile yemyeşil bir ada.  




Bu kültür gezisinin en can alıcı noktası ise Çanakkale Şehitlerini ziyaretimiz oldu. İçimizde hissettiğimiz o tarifsiz acı ile her bir şehitliği, bayırları, acaba ayaklarımızın altında yatan var mı korkusu ile ziyaret ettik. Ertuğrul Tabyası, Yahya Çavuş Şehitliği, Kocadere Hastane Şehitliği, Conkbayırı, Atatürk Zafer anıtı, Çanakkale Şehitler Abidesi ve bütün kale, tabya ve şehitlikler ziyaret edildi. Belgelerle anlatılan hikayeler içimizi acıttı. Dört günlük gezi için iki ayrı rehber bulunduran Sempatur’a gerçek bir teşekkür. İkinci rehberimiz Onursal Aydın, Çanakkale’yi sanki o günlerde yaşamışcasına inanılmaz bir bilgi birikimiyle bizlere aktardı. Çanakkale, bize hem hüznün hem de vatan sevgisinin ne olduğunu gösterdi. Nurlar içinde yatsınlar, onların sayesinde biz şimdi burada rahat yaşıyoruz. 



15 yılı aşkın bir süre önce kurulan ve “Geçmişin Değerlerini, Geleceğe Taşıyan” Collection Club Başkanı Şerif Antepli ile birlikte, kaliteli, kültürlü ve fevkalade can kulüp dostlarmızla, sevgiyle, hoşgörüyle, saygıyla, inanılmaz zevk aldığımız bir tatil olanağı yaşadık. Gurubumuzun içinde iki de çiçeğimiz vardı, Lilyum ve Lotus. Ancak bütün bunları bize sağlayan Sempatur’dan bahsetmeden geçemeyeceğim. Sahibi olan İlhan Uçak, Galatasaray Lisesi’ni ve sonrasında da İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirerek avukatlık lisansını almıştır. 1967 yılında başladığı amatör turizm rehberliğini, 1972 yılından itibaren rehberlik kursunu bitirip profesyonel tercüman rehberi olarak, 1982 yılında Sempatur Turizm’ini kurana kadar sürdürmüştür. TÜRSAB Kültür Komitesi Başkan Yardımcılığı ve sonrasında da Başkanlığı görevleri arasındadır. Sempatur Turizm’in kurucusu olarak gerek yabancılara, gerekse Türklere yurt içinde ve yurt dışında kültür turları düzenleyerek bu yıl seyahat acentasının 37. yılını kutlamıştır. Aynı zamanda da Collection Club üyeliğini, gururla, sürdürmektedir.

info@gundegul.com





13 Ekim 2018 Cumartesi

Yüzyıl Sonra Çizgilerin Savaşı-Yılmaz Parlar

Yüzyıl Sonra Çizgilerin Savaşı 

Fransız Kültür Merkezi, 10 ekim 2018 Çarşamba günü, Yüzyıl Sonra Çizgilerin Savaşı isimli sergiye ev sahipliği yaptı. 


Sanatseverlerle buluşan serginin açılışında, Fransa İstanbul Başkonsolos Bertrand Buchwalter ve Fransa İstanbul Başkonsolos yardımcısı Aurélien Maillet’ de hazır bulundular.


Fransız Kültür Merkezi, müdürü Matthieu Bardıaux sergi hakkına bilgilendirdi. Fransızca konuşmasını Aslı Akıncı tercüme etdi.


Müdür  Matthieu Bardıaux “Birinci Dünya Savaşı’nın bitişinin yüzüncü yıl dönümünü anmak amacıyla, bu önemli bellek çalışmasından payımıza düşeni yerine getirmek istedik. Bu sebeple, İzzettin Çalışlar ve Mesut Yaşar Tufan’ın önerdiği bu sergiye ev sahipliği yapmaktan çok mutlu olduğumuzu belirterek, kendilerine teşekkürlerimizi sunarız. Hem yetişkinlere hem de genç kuşaklara hitap eden bu çalışmanın öğretici içeriği bizi oldukça etkiledi.”dedi.


Hiciv ve mizah dolu çizimler, Birinci Dünya Savaşı sürecine eşlik eden bir tür olduğunu, Basın gündemini işgâl ettiği gibi, cephede de ciddi bir ölçüde takip edildiğini söyleyen Bardıaux “ Yüzbinlerce kopya basılan kartpostallar, kamusal alanda yayınlanan posterler veya uçaklardan atılan broşürler şeklinde de yayılabiliyordu. Amaç, vicdanlara dokunmak, seferberliğe yardım etmek, karşı cehpede işlenen suçların dehşetini, aynı zamanda kendi kahramanlıklarını da sergileyebilmekti. Savaş toplarının patladığı bu zamanda, çizer, bir bakıma düşmanın işlediği zulüm hakkında “gerçeği” söyleyebilen bir kahramandı.” Şeklinde çizimlerin anlamını vurguladı.



Tasvir yarışı olan bu savaş süresinde çizimlerin, ressamlık eğitimi almış çizerlerin lirik yapıtlarından sıyrılıp modern siyasi karikatüre dönüştüğünü aktaran Matthieu Bardıaux. “Bu yeni eğilim, 1917 sonrası daha temel değişimlere uğrayacaktır. Vatansever, propagandacı bir üsluptan, eleştirel, yer yer anti-militarist ve hatta pasifist bir çizime doğru yönelme söz konusu. Siyasi karikatürde önemli bir unsur teşkil eden mizah, bu değişime yol açan sebepler arasında yer almaktadır. Fransa’da ilk mizah dergilerinin çıkışı da bu döneme rastlar. Bunlar arasında, ilk baskısı 10 Eylül 1915 tarihinde çıkan, Fransızlar tarafından iyi bilinen ve günümüzde hâlâ ifade özgürlüğü ve aynı zamanda iktidar karşıtlığının sembolü olan « Canard enchainé » dergisidir.”açıklamada bulundu.



“20. yüzyıl boyunca çizerler, Charlie Hebdo örneğinde olduğu gibi en ağır bedelleri ödeme pahasına, hoşgörüsüzlüğün ve sansürün sınırlarını mütemadiyen zorlamış, Birinci Dünya Savaşı sırasında doğan « kara » mizahtan bolca faydalanmışlardır. Basın özgürlüğü ile ifade özgürlüğü bir bütün oluşturur. Eğer düşüncelerimizi ifade etme hakkımız varsa, bu düşünceleri toplum önünde dile getirmeye özellikle de basın aracılığyla yayma hakkımız olmalı. Bu sergide ele alınan sorular hâlâ yakıcı bir şekilde gündemde. Demokrasinin sarsıldığı bir dönemde, gazetecinin rolü ne olmalı ? Hangi engelleri aşmalıdır ? Tarafsız kalması mümkün müdür ? Tüm bu sorular, Fransız Kültür Merkezi’nde 20 Ekim’de düzenlediğimiz, önemli Fransız ve Türk gazeteciler tarafından ele alınacaktır. Bu etkinlikte sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.” Diyerek teşekkür etdi. Kuratörler İzzettin Çalışlar ve Mesut Yaşar Tufan’ı konuşmaları için davet etdi.



İzzettin Çalışlar ve Mesut Yaşar Tufan “20. yüzyılda karikatür sanatı önemli değişiklikler yaşadı, gazete ve magazin dergilerinde sıkça yer alır oldu. 1. Dünya Savaşı yıllarında dönüşen karikatür anlayışı, bu yüzyıldaki önemli siyasal propaganda araçlarındandı. 




Birinci Dünya Savaşı’nda tarih sahnesine çıkan kişiliklerin büyük bir kısmı karşı propaganda yöntemi olarak karikatürize edildi. 1914-1918 arasında yaşananlar ilk küresel vakaydı ve bu savaşı başlatıp bitiren etkenleri yüz yıl sonrasında karikatürlerle izlemek farklı bir deneyim vaat ediyor. Sadece bu sergideki seçki bile yüz yıl sonrasına net bir şekilde şu mesajı gönderiyor: Savaşın yücelttiği şiddet ve aşağılama, insanlığın tarih boyunca kazandığı tüm erdemlere karşı duruyor; insanı olması gerekenden farklı bir varlığa dönüştürüyor. Dünyanın bir daha böyle bir deneyim yaşamaması dileğiyle yüz yıl öncesinin çizgileriyle buluşuyoruz. Aradan yüz yıl geçtikten sonra bu dönemi bir kez de karikatürler aracılığıyla takip etmenin izleyici için farklı bir deneyim olacağını umuyoruz.” Açıklamalarda bulundular.


yilmazparlar@yahoo.com

29 Eylül 2018 Cumartesi

25. Uluslararası Adana Film Festivali kapsamında sevgi korteji-Yılmaz arlar

Sinemacılar Sevgi Korteji'yle Adana Halkını Selamladı

25. Uluslararası Adana Film Festivali kapsamında sevgi korteji düzenlendi.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü başta olmak üzere, aralarında Yusuf Sezgin, Süleyman Turan, Selma Güneri, Nuri Alço, Tuğrul Meteer, Mustafa Alabora’nın da bulunduğu çok sayıda ünlü sinema sanatçıları, yapımcılar, yönetmenler üstü açık klasik arabaların oluşturduğu konvoyla, Hilton Hotelinden hareket ederek Adana Caddelerinde, sinemasever Adana halkına kırmızı karanfil çiçekler sunmayla sevgilerini ifade ettiler. 

Sinemaya ömrünü adayan sanatcıların sığınağı olarak zikredilen Adana’nın bereketli topraklarının sıcacık samimiyeti ile ağırlayan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün öncülük ettiği sevgi Korteji sadece Adana’ya değil Tüm Türkiye coğrafyasına da sanata verilmesi gereken değeri vurguladı.



Büyükşehir Belediye önünde konfetilerle karşılanan konvoyu oluşturan sinemacılar, Adana Halkının sinemaya olan aşkının verdiği ilhamın minnettarlığını dile getiren güzellikteydi.

Festival kapsamında sinemacılara oyunculara duygularını sorduğumuzda tek kelimeyle, harika, mükemmel cevaplarını aldık. Festivale her katılışlarında aynı heyecanı duyduklarını söylediler.
Yine konvoy içinde sinema karakter tiplemeleri halkın ilgi odağı oldu. Sinemasever Adana’lılar, ünlülerle şov sanatcılarıyla bol bol hatıra fotografı çektirdiler, selfie yaptılar.

Sevgi Korteji’ni Adana Büyükşehir Belediyesi önünde halk durdurdu. Konvoyda yer alan dansçılar muhteşem dans gösterisi sundular. Show’a eşlik eden davullarda çok ilgi gördü.
Kortej sonrası tüm hızıyla devam eden festival Sertab Erener’in Konseriyle dahada renklendi.
Türk Müziğinin sevilen sesi Sertab Erener, İstasyon Meydanı’ndaki konserle Adanalılara unutulmaz gece yaşattı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ve MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy’un da katıldığı konserde ünlü sanatçı Erener’e çiçek ve plaketini de Başkan Sözlü, kızı Gökçen Sözlü ve MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy verdi.


yilmazparlar@yahoo.com